16 Ekim 2007 Salı

Meme Protezi İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular



 


Silikon nedir?

Silikon yarı-metalik veya metal benzeri bir materyal olup oksijen ile silikon dioksit veya silika birleşimidir. Deniz kumu, kristal ve kuartz silikadir. Silika dünya üzerinde en çok bulunan materyaldir. Silikon; sıvı, jel veya lastik kıvamında olabilir.Günlük yaşamımızdaki ter önleyici deodorantlar, el kremleri, sabunlar, hazır yemekler, suya dayanıklı giysiler, sakızlar silikon içeren maddelerden bazılarıdır.

Silikon meme protezleri emniyetli midir?

Yapılan çalışmalarda hazır inek sütünde ve bazı hazır bebek mamalarında silikon yerleştirilmiş bir memenin ürettiği sütten çok daha fazla oranda silikon saptanmıştır. Yine yapılan bilimsel çalışmalarda silikon meme protezinin vücutta herhangi bir hastalığa yol açmadığı saptanmıştır.

Silikon meme protezi kanser yapar mi?

Kadınlarda görülen 10 kanser vakasından 8’i meme kanseridir. Bu durumda meme protezi kullanan pek çok kadında da meme kanseri görülmektedir. Meme kanserinde ailesel geçmiş (annede, ablada, teyzede meme kanseri görülmesi gibi) en önemli faktördür.

Yapılan bilimsel çalışmalardan silikon meme protezi kansere yol açar seklinde bir sonuç çıkmamıştır.

Silikon meme protezi ile mamografi çektirilebilir mi?

Normal bir hastaya çekilen mamografi ile silikon meme protezi olan hastaya çekilen mamografi teknikleri farklılık gösterebilir. Bu yüzden mamografi çektirmeden doktorunuza veya filmi çeken teknisyene bu konuyu mutlaka belirtiniz.

Silikon allerji yapar mı?

Dünya üzerindeki tüm maddelere karşı allerji görülebilir. Ancak silikon vücutla en barışık materyallerden biri olduğundan allerji ortaya çıkması çok nadir bir durumdur.

Silikon meme protezinin ömrü ne kadardir?

Protezlerin hiçbiri ömür boyu kullanım için değildir. Bazı hastalar çıkan problemler nedeniyle birkaç yıl içinde protezlerini değiştirtmek zorunda kalsalar da genel olarak protez ömrü 10-20 yıldır.

Silikon meme protezi sonrası günlük aktiviteye ve spora ne zaman başlanabilir?

Ameliyat sonrası ilk 5-7 gün pek konforlu değildir. Günlük aktivitelere dönüş 4-6 hafta sonra olur. İlk 3 ay içinde zorlu aktiviteler, ağır yük kaldırma, üst beden egzersizi yapma, yüzme gibi sporlar doktorunuz tarafından yasaklanır.

Silikon meme protezi ameliyatı sonrası güneşlenmek veya solaryuma girmek sakıncalı mıdır?

Güneşlenmek veya solaryuma girmek protezinize zarar vermez. Ancak ameliyattan sonra 1 yıl dolmadan yapılan bu aktiviteler ameliyat izinizin koyu kahverengine dönüşmesine yol açar. Bu yüzden bir yıl dolana dek iz bölgesi en az 30 SPF güneş koruyucu ile korunmalıdır.

Silikon meme protezi ameliyatı sonrası uçak yolculuğu veya dalma sporu (scuba diving) yapılabilir mi?

Evet. Basinç degisiklikleri ameliyat bölgesinde kasilma-gevseme hareketleri yaratabilir. Ayrica protez içinde küçük hava kabarciklari olusumuna neden olabilir. Serum dolgulu protezlerde hava kabarcik hareketi ve su hareket sesleri duyulabilir. Bu durum 24-48 saat içinde geçecektir.

Silikon meme protezi ameliyatı sonrası ne zaman balenli (telli) sütyen giyilebilir?

3 ay sonra. Bu sürede vücut protezi bağ dokusuyla çevirir. Taktığınız telli sütyen iz yaparak meme formunun kalıcı bozukluğuna yol açabilir.

Silikon meme protezi normal meme yumuşaklığında mıdır?

Protez sert değildir, koyu bir jöle kıvamındadır. Ancak hastaya vücut sekline oranla daha büyük bir protez yerleştirilirse sertliği bir miktar daha artar.

Silikon meme protezi normal meme gibi hareket eder mi?

Silikon meme protezinin hareketi pek çok faktöre bağlıdır. Protez tipi, operasyon, oluşan kapsül bunlardan bazılarıdır. Eğer meme hiç hareket etmiyorsa kapsül kontraktürü (bağ dokusunun aşırı artması sonucu protezin kapsül içinde sıkışması) gelişmiştir. Tekrar operasyon gerekir.

Silikon meme protezinin ağırlığı ne kadardır?

Boyuta ve dolgu maddesine göre değişir. Örneğin 250 cc silikon jel dolgulu protezin ağırlığı 250 gr’ dır.

Silikon meme protezi meme derisinde çatlaklara yol açar mi?

Küçük volümlü protezler çatlaklara yol açmaz. Ancak büyük volümlü olanlar ağırlığa bağlı olarak çatlaklara yol açabilir.

Meme başında hassasiyet kaybı olur mu?

Geçici azalma veya artma olabilir.

Silikon meme protezi ameliyatından sonra kilo vermemin bir zararı olur mu?

Çok fazla miktarda kilo verme meme bezinin volümünün de azalmasına yol açtığı için memede bir miktar sarkma ve boyutta küçülme görülebilir.

50 yaşından sonra meme protezi ameliyatı olunur mu?

Meme protezi ameliyatı için genel vücut sağlığı önemlidir. Yaş değil. Ancak memede sarkma veya deride elastikiyet kaybı varsa ek olarak meme askılama ameliyatı yapilir.

Hamilelikte meme protezlerimi çıkarttırmalı mıyım?

Silikon meme protezinin bebeğe zarar vermesi bilimsel bir gerçek olmasa da bu yönde aşırı korkusu veya endişesi olanlar hamilelik öncesi protezlerini çıkarttırabilirler. Hamile kalındıktan sonra ancak hayati tehdit eden zorunlu operasyonlar haricinde narkoz almak bebeğe çok daha fazla zarar verir.

Protezle emzirebilir miyim?

Birçok kişi sorunsuz emzirmektedir. Yapılan çalışmalarda serum veya silikon jel dolgulu meme protezleri arasında süt kalitesi ve miktarı açısından fark bulunamamıştır. Ancak çocuk doğurma planı tamamlanmadan protez ameliyatı gerçekleşecekse bunu doktorunuzla konuşmanız yararınıza olur. Değişik ameliyat yöntemlerini sizinle paylaşacaktır.

Ayrıca emzirme esnasında mastit (meme bezi enfeksiyonu) gelişirse protezin kapsül kontraksiyonu artar. Bu yüzden memede kızarıklık, ağrı, sıcaklık artışı olursa mutlaka doktorunuza başvurun.

Op.Dr.Aylin Karanlık
http://www.esplace.net


http://www.memecerrahisi.net


 


Kaynak: hekimce.com

5 Haziran 2007 Salı

Boyun Omur Hastalığı (Cervical Osteoarthritis)

Boyun omur hastalığı (cervical osteoarthritis), boyundaki omurların üstünde kemik çıkıntılarının oluşmasıdır. Bu yavaşça gelişir ve boyun giderek sertleşir. Kemikler giderek periferik sinir sistemine baskı yaparak omuz ve kollarda ağrılara ve diğer duygulanımlara yol açar. Bu çıkıntılar eğer omuriliğe de baskı yapmaya başlarlarsa, bacak kasları ile mesane ve bağırsak kasları da etkilenebilir.

Belirtiler

- Boyunda ağrı veya sertlik;

- Omuz ve kollarda ağrı, uyuşma ve iğne batar gibi;

- Bacak ve kollarda uyuşma veya güçsüzlük;

- Mesane kontrolü sorunları;

- Bacaklarda dengesizlik veya sertlik.

Boyun zedelenmesi yıllar sonra servikal omur hastalığına dönüşebilir. Ancak genellikle bu hastalık yaşlanmayla ilgilidir. Boyun omurlarının diskleri zamanla yıpranıp incelince dışarı fırlarlar.

Bu rahatsızlığın belirtileri genelde hafif seyreder ve bu yüzden de çoğu zaman tıbbi tedaviye gerek yoktur. Duyulan rahatsızlık kronikleşebilir veya belirtiler zaman zaman ortaya çıkabilir. Yanlış bir pozisyonda uyuya kalmak veya başı aniden çevirmek bu tip belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

Omurilik veya sinir kökleri üzerinde baskı olursa servikal omur hastalığı sakatlığa neden olabilir.


Tedavi


Bu hastalığın hafif olan türleri için egzersiz, boyun korsesi veya evde yapılacak çekme (traksiyon) önerilir. çekme için özenle seçilmiş ağırlıklar, bir bar halteri ve boyunu traksiyona 15-20 dakika alacak bir makara düzeni gereklidir.

Daha ciddi vakalar için bir veya iki hafta hastanede kalmak gerekebilir. Tam yatak istirahati ve boyun traksiyonu yapılmalıdır.

AEROBIK EGZERSIZIN YARARLARI

Diğer yararları yanında, aerobik egzersizin en önemli yararları kalp-damar sistemi üzerinedir;



-durağan bir yaşam sürenler, hareketli bir yaşam sürenlere göre 6 kez daha fazla kardiyak rikse sahiptirler,


-kan "kötü" kolesterol düzeyi azalır, "iyi" kolesterol düzeyi artar,


-vücut yağı kontrol edilir (kuvvet antrenmanı ile birlikte aerobik egzersiz ve özel diyet vücut yağını azaltır),


-vücudun direnci yorgunluğa ve fazla enerji gerektiren işlere karşı artar,


-kasların formu ve yağsız vücut kitlesini artar,


-tansiyon düşer ve iyi bir uyku düzeni sağlanır,


-vücudun genel direnci artar,


-kemik, tendon ve ligamentleri güçlenir, -yüksek bir emosyonel denge ve pozitif görüş açısı oluşur.


Uzun süreli çalışmalar sonucunda, her 10 yılda, bireyin genel form düzeyi % 8-9 oranında azalmakta olduğu gözlenmiştir. Aktif insanlarda bu oran % 4 tür. Antrenmanlı bireylerde düşüş oranı % 2 dir (veya daha az ). Fazla kilo ve beden yağlarından sakınıldığında, dinçlikte azalma minimize olur. Dr. Paul Davis dinçlikteki azalmada en önemli faktörün vücuttaki yağ oranının yükselmesi olduğunu açıklar.


Kalp-damar sisteminin antrenmanı, maksimal kardiyak frekansın %60-90 arası, aerobi ortamdaki koşular ile sağlanır, kuvvet antrenmanları ya da diğer anaerobik ortamdaki antrenmanların sisteme katkıları çok azdır ya da yoktur.

KOLESTEROL TÜBERKÜLOZUN İYİLEŞMESİNİ HIZLANDIRIYOR


Chest dergisinin Şubat 2005 sayısında yayınlanan bir makaleye göre ilaç tedavisine ek olarak kolesterolden zengin diyet uygulanması akciğer tüberkülozlu (veremli) hastaların balgamlarındaki verem mikrobununun daha çabuk temizlenmesini sağlıyor.

Kolesterolden zengin gıdalar akciğer tüberkülozlu (veremli) hastaları daha çabuk düzeltiyor

Bahsedilen araştırma Mexico Ulusal Solunum Hastalıkları Enstitütüsü’nden Dr. Mario H. Vargas ve arkadaşları tarafından yapılmış.

Araştırıcılar literatürde verem hastalığında kolesterol düşüklüğünün (hipokolesterolemi) sık görüldüğünü ve hastalığın ölümcüllüğünü arttırabileceği bulgularından hareket ederek kolesterolden zengin bir diyetin balgamdaki verem mikrobununun kaybolmasını hızını etkileyip etkilemediğini incelemişler.

Araştırma 21 erişkin akciğer tüberkülozlu hasta üzerinde yapılmış. Bütün hastalar izoniazid + rifampisin + pirazinamid + etambutol ‘den müteşekkil dört tüberküloz ilacı almışlar. Hastaların hiçbirinde tüberküloz ilaçlarına karşı bir direnç yokmuş ve hepsi AIDS (-) imiş. Çalışma 8 hafta sürmüş.

Hastalar iki gruba ayrılmış. Her iki grupta da kalori miktarı (2500kcal/gün) ve dağılımı benzer imiş. Kolesterolden zengin diyet alan gruptaki (deney grubu) günlük kolesterol tüketimi 800mg iken kontrol grubunda bu değer 250 mg imiş. Hem çalışma (136.7 mg/dL) hem de kontrol grubunun (157.9 mg/dL). Kan kolesterol düzeyleri ortalama Meksikalılarınkinden (190 mg/dL ) oldukça düşük imiş.

Kolesterolden zengin diyet alan grupta balgamdan mikrop temizlenmesi ortalama 14 gün sürerken bu sayı kontrol grubunda 28 gün imiş. Grupların 2. ve haftadaki balgamdan mikrop temizlenme oranları tabloda görülmektedir.

1. haftada balgamdan mikrop temizlenme oranı

- Kolesterolden zengin diyet alan grup (10 hasta) %0(0)

- Normal kolesterollü diyet alan grup (11 hasta) %0(0)

2. haftada balgamdan mikrop temizlenme oranı

- Kolesterolden zengin diyet alan grup (10 hasta) %80(8)*

- Normal kolesterollü diyet alan grup (11 hasta) %9(1)*

3. haftada balgamdan mikrop temizlenme oranı

- Kolesterolden zengin diyet alan grup (10 hasta) %90(9)

- Normal kolesterollü diyet alan grup (11 hasta) %45(5)

4. haftada balgamdan mikrop temizlenme oranı

- Kolesterolden zengin diyet alan grup (10 hasta) %90(9)

- Normal kolesterollü diyet alan grup (11 hasta) %73 (8)

* p = 0.0019 (Aradaki farkın tesadüfe bağlı olma olasılığı binde iki gibi çok düşük bir rakam)

Her iki grupta da kolesterol düzeyleri 3 hafta içinde ortalama 200 mg/dL dolaylarına çıkarak plato yapmış. Fakat bu sırada HDL (iyi denilen kolesterol) değerleri, LDL’ye göre daha çok yükseldiğinden total kolesterol/HDL (2.7 den 1.5’e) ve LDL/HDL (3.3 den 1.8’e ) oranı azalmış.

Her iki grupta nefes darlığı ve öksürük aynı derecede azalmış, fakat yüksek kolesterol alan grupta balgam miktarı daha erken azalmış.

Yazarlar elde ettikleri sonuçlar ile kolesterolden zengin gıdanın tüberküloz tedavisinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurgulamışlardır.